NCADS Öğrenci Sempozyumu ve Diş Hekimliği Güz Sempozyumu: Bilimsel Derinlik, Öğrenci Başarısı ve Güçlü Bir Akademik Topluluk
Yakın Doğu Üniversitesi’nde 20–21 Kasım tarihlerinde düzenlenen NCADS Öğrenci Sempozyumu ve Diş Hekimliği Güz Sempozyumu, iki gün boyunca bilimsel bilgi paylaşımını, öğrenci katılımını ve iş birliğine dayalı öğrenmeyi bir araya getirdi. Diş Hekimliği Fakültesi, Öğrenci Dekanlığı ve Kuzey Kıbrıs Diş Hekimliği Öğrencileri Birliği (NCADS) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, kurumun hem akademik titizliğini hem de dinamik öğrenci kültürünü ortaya koydu. İlk gün daha çok öğrenci katılımı ve sosyal etkileşim ön plana çıkarken, ikinci gün davetli akademisyenler ve kıdemli diş hekimliği öğrencileri tarafından yürütülen yoğun bilimsel oturumlara ayrıldı.
Bilimsel Kimliği Güçlendiren Bir Sempozyum
Sempozyum, dijital diş hekimliği, estetik restorasyonlar, implant yönetimi ve yapay zekâ uygulamaları gibi alanlarda güncel bilgilerin paylaşıldığı bilimsel oturumlara odaklandı. Programın açılışı; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Turhan Ulutekin, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Özay Önoral ve NCADS Başkanı İntern Diş Hekimi Berkay Hamurcu’nun konuşmalarıyla yapıldı. Konuşmacılar, çağdaş diş hekimliği eğitiminde bilimsel yeniliklerin, mesleki etiğin ve öğrenci merkezli öğrenme anlayışının bütüncül biçimde ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Bilimsel oturumlarda, Yakın Doğu Üniversitesi’nden davetli akademisyenler ile başarılı son sınıf öğrencileri tarafından klinik ve teorik açıdan geniş bir konu yelpazesi ele alındı.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan Doç. Dr. Çağatay Dayan, oklüzal splintlerin klinik kullanım alanları ve üretim iş akışları üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda, oklüzal splintlerin temporomandibular bozukluklar, miyofasyal ağrı, bruksizm gibi parafonksiyonel alışkanlıklar ve restoratif ya da protetik olgularda oklüzal stabilizasyon gibi temel endikasyonlarını ayrıntılı biçimde ele aldı. Ayrıca, geleneksel splint üretim aşamalarını, günümüzde giderek daha yaygın biçimde benimsenen; ağız içi tarama, sanal artikülasyon, CAD tabanlı splint tasarımı ve CAM frezeleme ya da üç boyutlu baskıyı içeren dijital iş akışlarıyla karşılaştırdı. Dijital üretimin daha yüksek hassasiyet, tekrarlanabilirlik ve klinikte daha kolay ayarlanabilirlik gibi avantajlarını vurgularken; maliyet, uygulayıcı yetkinliği ve yazılım-donanım uyumsuzluğu gibi sınırlılıkları da değerlendirdi. Klinik olgular ve aşamalı tasarım ilkeleri üzerinden, dijital splint tedavisinin hasta konforunu nasıl artırabileceğini, ayarlama süresini nasıl azaltabileceğini ve disiplinler arası tedavi planlamasını nasıl destekleyebileceğini gösterdi.
Türkiye’de özel sektörde ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Uğur Mercan ise geriatrik hastalarda implant tedavi yaklaşımları üzerine dikkat çekici bir sunum yaptı. Yaşlı nüfusun küresel ölçekte artışına vurgu yapan Mercan, günümüz klinisyenlerinin yalnızca uygun tedavi seçenekleri konusunda değil, aynı zamanda ileri yaş grubuna özgü etkili iletişim stratejileri ve hasta merkezli yaklaşımlar bakımından da donanımlı olması gerektiğini ifade etti. Geriatrik implant diş hekimliğine özgü klinik değerlendirmeler arasında sistemik sağlık durumu, ilaç etkileşimleri, yaşa bağlı anatomik değişiklikler ve fonksiyonel beklentiler gibi unsurları ele aldı; bu faktörlerin tedavi planlamasını nasıl şekillendirdiğini açıkladı. Ayrıca bu hasta grubuna uygun implant destekli protetik seçenekleri, endikasyonları, beklenen başarı oranları ve kanıta dayalı risk azaltma stratejileri eşliğinde sundu.
İstanbul Okan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cansu Büyük ise diş hekimliğinde yapay zekânın giderek genişleyen rolü üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Tanı süreçleri, klinik karar verme ve diş hekimliği eğitimi bağlamındaki uygulamalara değinen Büyük, öncelikle oral radyoloji alanında yapay zekâ destekli görüntüleme sistemlerinin çürük, periapikal lezyon, periodontal kemik kaybı, gömülü dişler ve anatomik varyasyonların saptanmasında otomatik analiz ve artmış tanısal doğruluk yoluyla nasıl katkı sağladığını gösterdi. Ayrıca sefalometrik landmark belirleme, ortodontik tedavi planlaması ve implant pozisyonlamasında kullanılan yapay zekâ algoritmalarını ele alarak, bu sistemlerin operatöre bağlı değişkenliği azaltma ve iş akışını kolaylaştırma potansiyeline dikkat çekti. Bu teknolojilerin, veri temelli içgörüler sunarak, hassasiyeti artırarak ve minimal invaziv diş hekimliğinin kapsamını genişleterek klinik uygulamaları yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Konuşmasının önemli bir bölümünde diş hekimliği eğitiminde yapay zekâ uygulamalarına da yer vererek, etkileşimli öğrenme platformları, otomatik değerlendirme araçları ve sanal simülasyon teknolojilerinin; öğrencilerin klinik akıl yürütme, tanısal doğruluk ve psikomotor becerilerini, geri bildirimin yoğun olduğu kontrollü bir ortamda geliştirmelerine nasıl yardımcı olduğunu anlattı.
Son Sınıf Diş Hekimliği Öğrencilerinden Araştırma Temelli Sunumlar
Davetli konuşmaların ardından sempozyum, Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi son sınıf öğrencilerinin gerçekleştirdiği sunumlarla devam etti. Öğrenciler, bilimsel kanıtı, klinik akıl yürütmeyi ve güncel literatürü bir araya getiren araştırma temelli sunumlar gerçekleştirdi.
Stajer Dt. İdil Cebeci, şeffaf plak tedavisine ilişkin yapılandırılmış bir genel çerçeve sunarak, konvansiyonel yöntemlerden dijital iş akışlarına geçişi ve güncel biyomekanik prensiplerin tedavi planlamasını nasıl şekillendirdiğini açıkladı. Stajer Dt. Büşra Elbüken, dental anksiyetenin yönetiminde dijital araçların kullanımını ele aldı; sanal gerçeklik uygulamalarından yapay zekâ destekli davranış değerlendirme sistemlerine kadar uzanan yeni teknolojilerin hasta deneyimini ve klinik verimliliği nasıl geliştirdiğini ortaya koydu.
Tanısal süreçlere eleştirel bir bakış kazandıran Stajer Dt. Ege Erdoğan, endodontik semptomları taklit eden nonodontojenik ağrı kaynaklarını ele alarak, anatomik, nörolojik ve muskuloskeletal değerlendirmelere dayalı ayırıcı tanı yaklaşımlarını sundu. Stajer Dt. Cansu Aşkar ise estetik restorasyonlara ilişkin literatür temelli bir derleme sunarak, bu restorasyonların tarihsel gelişimini ortaya koyarken güncel materyalleri, adeziv sistemleri ve minimal invaziv preparasyon tekniklerini değerlendirdi. Stajer Dt. Hüseyin Emre Bölücek, implantın yaşam döngüsü boyunca risk azaltma stratejilerine odaklandı; cerrahi, protetik ve bakım boyutlarını güncel uzlaşı raporları ışığında bütüncül biçimde ele aldı.
Bu öğrenci sunumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde araştırma okuryazarlığının ve klinik olgunluğun giderek güçlendiği açıkça görülmektedir. Öğrencilerin bilimsel kanıtları sentezleme, olgu senaryolarını yorumlama ve klinik karar süreçlerini gerekçelendirme becerileri, fakültenin yetkinlik temelli ve kanıta dayalı eğitim modelinin gücünü yansıtmaktadır.
Sosyal Etkileşimle Güçlenen Collegium Kültürü
Bilimsel programı tamamlayıcı nitelikte olarak, sempozyumun ilk gününde Diş Hekimliği Haftası kutlamalarına enerji, iş birliği ve dostane rekabet katan çeşitli sosyal etkinlikler düzenlendi. Satranç Turnuvası, stratejik düşünme ve odaklanma becerilerini ön plana çıkardı; Egemen Özbiçer ve Can Benli’nin baştan sona güçlü ve uyumlu performansı sayesinde Collegium Zenith turnuvanın kazananı oldu.
Puzzle Yarışması ise zaman baskısı altında ekip çalışmasını, iletişimi ve hızlı problem çözmeyi gerektirdi. Yarışmayı Collegium Orion kazanırken, hem Orion hem de Nova belirlenen süre sınırının altında tamamlayarak üstün performansları sayesinde ek Collegium puanları elde etti. Takımların sergilediği dikkat çekici koordinasyon ve odaklanma, etkinliğe büyük bir heyecan kattı.
Atmosfer, öğrencilerin Collegium takımları adına yarıştığı Genel Kültür Yarışması ile daha da canlandı. Doç. Dr. Dilan Kırmızı ve Doç. Dr. Özay Önöral’in moderatörlüğünde yürütülen bu enerjik ve etkileşimli oturumda Collegium Auris birinciliği elde etti. Moderatörlerin dinamik sunum tarzı etkinliğin canlı atmosferine önemli katkı sağladı. Yarışma yalnızca diş hekimliği öğrencilerinin değil, yöneticilerin, öğretim üyelerinin ve diğer fakültelerden öğrencilerin de katılımıyla fakülteler arası güçlü bir buluşma ortamına dönüştü.
Yakın Doğu Üniversitesi Müzik Kulübü’nün açılışta gerçekleştirdiği müzik performansı ise güne canlı ve ilham verici bir başlangıç kazandırarak üniversite topluluğundaki kültürel çeşitliliği ve yaratıcılığı görünür kıldı.
Ayrıca, Diş Hekimliği Fakültesi’nin yıl boyunca süren akademik ve sosyal etkileşim sistemi olan Collegium Dentalis’e ilişkin kısa bir tanıtım da yapıldı. Bu sunum, iş birliği, takım ruhu ve akran desteğinin önemini bir kez daha vurguladı. Bilimsel sunumlarla etkileşimli öğrenci etkinliklerinin bir araya getirilmesi, Collegium Dentalis’in yalnızca motive edici bir çerçeve değil, aynı zamanda öğrenciler ile akademik kadro arasındaki iletişimi güçlendiren bir platform olduğunu ortaya koydu.
Akademik titizlik ile sosyal etkileşimin dengeli biçimde bütünleştirilmesi, sempozyum deneyiminin zenginleşmesinde önemli rol oynadı ve dinamik, kapsayıcı bir topluluk atmosferinin oluşmasına katkı sağladı.
Geleceğin Diş Hekimleri İçin Ortak Bir Vizyon
Etkinlik boyunca konuşmacılar, diş hekimliğinin yenilik, disiplinler arası iş birliği ve kanıta dayalı uygulamalar aracılığıyla gelişimini sürdürdüğünü vurguladı. Üniversitenin kısa süre önce THE World University Rankings 2026’da dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girmesine atıfta bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy, bu tür başarıların öğrencileri daha ilk yıllarından itibaren sürece dâhil eden eğitim ve bilim ortamlarıyla yakından ilişkili olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Aksoy’un, “öğrenci sempozyumları, geleceğin diş hekimlerini daha ilk yıllarından itibaren bu bilimsel yolculuğun bir parçası hâline getirme kararlılığımızın bir yansımasıdır” şeklindeki değerlendirmesi, etkinliği yalnızca bir sempozyum olmanın ötesine taşımıştır. Bu yaklaşım, bilimsel bakış açısına, etik duyarlılığa ve yaşam boyu öğrenme anlayışına sahip, geleceğe hazır meslek insanları yetiştirmeye yönelik ortak bir akademik çabayı temsil etmektedir.





